‘yürek’ Yazı Arşivi
Senin İçin
Gülü sevki dikeni batmasın.Öyle birini sevki seni yaralamasın.Sev ama aldanma sevil ama aldatma .Bilmiyorsan sevmeyi o yüreği taşıma.
Seni Sana Yazıyorum
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp,
seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. (Sana Seni Yazmak).
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak..
Ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum. Bu gece dudaklarımdan dökülen her
kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. Bomboş ve sessiz kaldırımlarda
yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum.
Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.
Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm göz yaşlarımı.
Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı.
İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işte seni yazıyorum.
Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde.
Göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece. Sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.
Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin,
gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi?
Bir bakışın bir ömre değmez miydi, ey!
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime.
Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ sensizliğim duruyor yanı başımda.
Bu gece göz yaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.
Seni arıyorum, erimekteyim. Karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde. Ve gökyüzü, yüreğimde…
Ağlıyorum
sen geldin bu gece aklıma
ağlıyorum..
sigaram hiç sönmüyor bu gece
ağlıyorum..
kadehler durmadan dibe vuruyor bu gece
ağlıyorum…
giderken goncam
neden canımı almadın?
canım senindi yüreğim senin..
gel şimdi sök kalbimi.
atmıyor artık durdu sen gidince..
kıyamet kopsa dünya yıkılsa,
kimin umurunda ben zaten yıkılmışım
Özledim Seni
İçimde yangınlar var gene bugun
Söndüremez ne yagmurlar ne de seller
Özlemin büyüyor gene bu gun
Yollarını gözlüyor bu yaşlı gözler
Sen gideli cok oldu buralardan
Ellerim boşlugu sarıyor artık
Yalnızlık çökünce yüregime
Yokluğuna dayanamıyorum artık
Hasretinle geçen bir gün daha
Yalnız, sensiz, kimsesiz
Sen yokken çok ama çok çaresi
İnan bana yaşamak bile sebepsiz…
Böyle Sevdim İşte
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle…
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok…