‘yürek’ Yazı Arşivi
Rüyam…
Bir kaç yıl öncesini iyi hatırlıyordu kız, karşısındaki adamın resmini gördüğünde.. Tanıdıktı, bildik bir simaydı ve hemen anımsadı üç buçuk yıl önceki günleri…
Sıcak, çok sıcak bir gündü. Okula kayıt olmak için gelmişti bu güneş dolu binanın bahçesine ve biraz gölgeye ihtiyacı vardı. Aradığı gölgeyi hemen ötede oturan bir kız paylaşıyordu. Gitti, yanına sıcaktan ve yorgunluktan şikayet ederek oturdu. Hava gibi sıcak bir karşılama ile tanışıverdi gölgesinin ortağı ile..
Gölge arkadaşı yalnız değildi o gün binada olan iki arkadaşı eşlik ediyordu. Kızların sohbetleri ilerlerken onlarda dahil oldular. Yorgundu kız. Yüreği yara içinde bulduğu arkadaşları, biraz olsun dinlendirmişti yüreğini ama biri vardı aralarında, biri.. Tanıştığı gölge arkadaşının sevgilisi.. Kızın hayatı boyunca hayalini kurduğu adamın bir tasviri. Orda karşısında sahibi ile duruyordu. Yapacak ne vardı? Telefon numaraları verilip ayrıldılar..
Bir zaman sonra tekrar bir araya geldiler ve delikanlı her konuşmaya başladığında sevgilisini her öptüğünde onları uzaktan izleyen kızın yaralı yüreği paramparça oluyordu. Karar verdi hem kendine hemde o çifte zarar vermemek adına bir daha görüşmeyecekti.. Ve görüşmedi..
Şimdi, bilgisayarının monitöründeki resme bakıp o duyguları hissetti. Karşısında duran adamın resmi üç buçuk yıl önce sahibli bir adam olan Olcay’ın ta kendisiydi..Bu kez yalnız bir adam olarak tanrı yeniden karşısına çıkarmıştı onu. Bir an bile tereddüt etmeden açtı yüreğini ona.. aşklarının başlamasının üzerinden henüz üç hafta geçmişti ki harika bir evlilik teklifi ile sağlamlaştırdılar ilişkilerini..
Şimdi mi? artık evlendiler..
Yaşanabilecek en güzel aşk için binlerce teşekkür sana Olcayım.. Seni seviyorum…
A Ş K
GÜNEŞİN DOGUŞUNA KANMA VAKTİ AKŞAMA KADARDIR AY IŞIGINA ALDANMA ÖMRÜ SABAHA KADARDIR SAKIN ARAMADIGIMA BAKMA KALBİM SANA YÜREĞİM KADAR YAKINDIR.
Gidiyorum

Akşam oluyor yine sessizce
Üzerime yığılıyor yine hüzünler
Beklemek acı geliyor bazen yüreğime
Sonunda ayrılıklar vakti gelmiş
Gitmek zor değil artık
Kalmak acı veriyor…
Yalnızlığa göğüs germek kolaymış
Sonuna kadar savaşacak gücün varsa,
Gücüm tükendi artık gidiyorum
Ayrılıkların son durağından kalkan trene binip
Kimseye “elveda” demeden,
Çekip gidiyorum…
Bunu Sen İstedin
Belki unutmuşumdur seni
Yüreğindeki aşkınla sevgini
Bunca günler sonra pişmanlık boşa
Yürek yandıktan sonra
Ne çare bu aşka
Dönüşü yok arttık ki
Bu aşkı bitiren sensin
Gerçekten Sevseydin beni
Hiç bırakmazdın bunca sevgiyi
Biten bir sevda bu
Son perde oyunu
Ve gözler yine yaşlarla dolu
Bunca hasretin
Bu sevginin sonu
Yine hüsran oldu
çekemedin
Tek bir gülü
İşte budur ayrılık günü
Suçlu sensin yada benim
Ne fark eder ki
Sev yada sevme beni
Bundan sonra sana
Nasıl karışıyım ki
Yalan olmuş bu sevgi böyle
Unutmak tek çare
Bu ayrılık şiiridir sana benden hediye
Bilmem beklide boş yere
Gül soldu yüreğinden senin
Unut unutma bu senin sevgin
Dönüşü yok artık, aşkı yıkarken düşünseydin
Pişmanlık fayda etmez, bunu sen istedin!
Beklentisiz
Ben sana deliler gibi yanarken, sen rüzgârın uzaklara savurduğu yağmur damlası misali başka başka yüreklere yağıyorsun!
Hiçbir aşk mutlu etmiyor seni, hiçbir yüreğe sığmıyorsun. Sonra buhar olup uçuyorsun yine bembeyaz duygularınla baş başa…
Şimdi sevgi kelebekleri havalanıyor avuçlarımdan. Üç-beş günü görmeyen ömürleri, dudaklarından dökülecek bir küçük sevgi sözcüğüne feda.
SENİ ÖZLÜYORUM.
Ve artık yokluğuna da, acına da alıştı bu yürek. BİLİYORUM, GELMEYECEKSİN!
Oysa sana bölünüyor hücrelerim, en derin yaramda sen varsın Ve nedenini bilmesem de sana açılıyor hala tüm çiçeklerim.
SENİ SEVİYORUM!
Milyonlarca kere daha kırılmaya razıyım yolunda; ama asla vazgeçmeyeceğim; çünkü sen en büyüğüsün hazların!
ÖLÜM KADAR GERÇEK,
BEBEK GİBİ GÜNAHSIZ.
ÖYLESİNE DEĞİL YÜREKTEN
SENİ SEVİYORUM.