‘Son’ Yazı Arşivi

PostHeaderIcon Limandaki Son Yolcu

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir “şey”din… Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir “şey”din.

Uykuda görülecek bir rüya olsan uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir “şey”din… Seni gözlerinden, üç ırmağın birleştiği yerden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir. Düşün ki, bir dağdan aşağı iniyoruz ve dünyada iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz. Öyle bir “şey”sin sen… Seni düşündükçe yoruluyorum desem, dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok. Bugünden yarına ne kalır bilmem amam sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen ırmak gibi.

Bana hep kendimi hatırlatan bir “şey”sin sen. Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil yarın gibi bir “şey”sin sen. Gecenin en karanlık yerinde, küçücük bir ışık bile olsan yine de istiyorum seni. Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden. Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak…

Kim ne derse desin dönmeye niyetim yok. Bir kentin ortasında tek başına kalsam da çığlık çığlığa bagırarak söylerim seni sevdigimi. Bir tek benim sevgimle yaşasa da bu sevda seviyorum seni. Sensiz dallarımı yitirmiş bir ağaç gibi yapayalnız olurum, kalabalığın ortasında bile. Fırtınalı bir denizin en sakin limanı gibi bir “şey”sin sen.

O limandaki tek yolcu da ben…

PostHeaderIcon İlk ve Son Kez

Resim
İlkbahar zamanında tanıştım seninle
İlk ay, ikinci haftasında
Uzun sohbetler, güzel anılar paylaştık zamanla
Birbirimizi tanıdık yavaşça,
Ben hayatımı anlatırken, sen hep dinlerdin beni
Bana destek çıkar, beni düşünürdün
Bense bundan fazlasını istemeye başlamıştım artık
Küçük titrek bir mum ışığının yansıması olmaktan çok
Her gün senin üzerine doğan bir güneş olmak istedim
Sadece beni dinlemenden çok seni tanımak istedim
Nefesini hissedecek kadar yakın olamayacağımı bilmeden,
Senin nefes alışlarınla hayata tutunmaya başladım
Bazen yalnızlıklara gömüldüm, sana söyleyemedim bunları
Yalnızlıktan çok seni üzmekten korktum sadece
Dertleri bir kenara bıraktım, belki de onlardan kaçtım yıllarca
Yıllar geçtikçe yeni anılar paylaştıkça büyüdüm zamanla
Öğrendim yaşayarak bazı şeylerin yalnız kalması gerektiğini
Tıpkı dolunayın binlerce yıldız etrafında olması kadar,
Kendi içinde yalnız olduğunu anladığım zaman…
Binlerce arkadaş, dost veya diğerleri,
Kendi içimde yalnızım ben aslında…
Cevaplar yıllarca üst üste birikiyor kalbimde
Açıp bakmak zor geliyor bana.
Cevapların doğruluğundan çok gerçeklerle yüzleşmek zor aslında…
Yıllar sonra gerçeklerin arasından sıyrılıp
Seninle ilk kez göz göze geldiğimiz yerde
Sana arkamı dönüp gittiğimde
Asla pişman olmadım diyorsam
İşte bu bir yalandır…
Gerçekler acıdır sevdiğim,
Yıllar sonra ilk ve son kez
Sana söyleme cesaretinde bulunuyorum
Seni Seviyorum…

PostHeaderIcon Son Aşkım

Bir sevdiğim vardı Onuda eller aldı
Yalan değmemiş gözlerini ise kader çaldı
Ben onda gördüm sevdayı aşkı
Onuda gurbet aldı ne yapayım

Ölmek kaderde varmış birtanem sakın üzülme
Sakın bensiz oralarda boynunu bükme
Mezarımın başında sakın ağlama beyaz melegi
Elden bir şey gelmiyor ölmek tek çare
Bilirim üzülüp aglıycaksın
Belkide bir ömür bensiz yaşayacaksın
Ama sakın hayata küsüpte beni ağlatma

Giderken bir mektup birde kanlı mendil
Bütün hüzünlerimi alıp bana mutluluklarını
Geçmişi silip geleceğini burakmışsın
Beni burakıp uzaklara hem de dönülmesi zor
Diyarlara gitmişsin
Ve geride boynu bükük bir aşk burakmışsın
İşte orda o mektubu okudukça olduğum yere
Yığıldım
Elveda benim beyaz melegim affet aşkım…

PostHeaderIcon Gerçekle Son Dans


Adını aşkta bir kez kanatmamış,
Sevişmelerine hiç duygu katmamış
Zalim düş…
Yokluğunu çağırıyorum iki ucu yanık kağıtlardan
Bitmemişliğin tükenmişliği başladı artık
Zaman dudaklarıma bant,
Ellerime halat bundan böyle.
Adını yalan aşklarda dağlayacak,
Sana yazdığım her şiiri yok fiyatına satacağım…

Söyle,
Kaç kişinin terinden, gireceksin günaha?
Kaç görüşmede teslim edeceksin bedenini yatağa?
Kaç kere üzerinden geçeceksin,
Aşksız sevişmelerin?

Kaç maskeye daha monte edeceksin
Şeytanın mistik sukunetini?
Bunca gerçeği haykırırken sana ben
Ne ile bağlayacaksın gözlerini?

Bu arya,
Gerçekleşmeyecek düşlerle,
Çalıntı gülüşlerinle,
Gözümden düşüşlerinle
Yarım kaldı!

Ve sen;
İnadına tutunduğum yalancı düşü/n-m
Aynalarda ki sahte yüzüm

Hangi aşka gidersen git
Karşında duracağım anılarla bir cellat gibi
İçini kemirecek tenimin sarhoş eden kokusu
Sen alkol ikindilerinde
Üçüncü sınıf otellerde satarken aşkı
Ben aşkı tatmış olmanın şerefiyle
Başka şiirler yazacağım
Başka adamlara!

Vakit, yalnızlık belasına son golü atacak,
Özleyeceksin…
Ama asla
Üzerimden
Kamyon yükü anılarla
Bir kez daha,
G e ç e m e y e c e k s i n !

PostHeaderIcon Son Ayrılık

Kaç ayrılık gördüm seninle
Sonu hep mutlu biten
Bu son ayrılık deme sakın bana
İnanmam ne sözlerine ne de çekip gidişine
Her mevsim aynı bahar
Her bahar yeni bir ayrılık
Kavuşmak kışlara mı kaldı hasret
Güz yaprakları dökülür
Yaşlarsa gözlerimden
Sevda acı gelir yine
Yükü ise yalnızlık
Ağaçlar çırılçıplak kalmış
Ben de sensiz bir başıma
Kayboluyorum günden güne
Sanki yeniden çiçek açmayacak ağaçlar gibi
Sessiz sedasız rüzgara karışan bir sevda
Sevdanın içinde bir ben boşlukta
Hatıralarınsa benim koynumda boşluğun tam ortasında
Geleceğin günü bekliyorum bir yerlerde unutma
Adımı an gelirim bir rüzgarın hemen ardında

Ara