‘sevmek’ Yazı Arşivi
Unutmayacağım
sen beni unut aşkım
ama ben seni unutmayacağım.
ne olursa olsun sensizlik
yıkmayacak beni..
kolay değil sevipte ayrılmak
ve seni yüreğimden silmek
canım nasıl acıyor bir bilsen
bir görsen gözlerimin kan ağladığını
bir duysan çığlıklarımın geceyi uyandırdığını
ellerim titriyor adını yazarken
sesim çatallaşıyor ismini söylerken
goncam ahh goncammm
böyle mi bitmeliydi?
böyle mi gitmeliydin
sesizce gidişin var ya beni yıkan
elveda bile deseydin keşke
canım inan bu kadar acımazdı
artık senden bana kalan
bir kalp ağrısı
ve zamansız gelen nöbetler,
olsun ya ben acı çekmeyi de öğrendim
hiç önemli değil sen eğer mutluysan..
ben bilirim hayatından çıkmasını..
ne yapayım kader utansın be goncam….
unutulmayacaksın emim ol….
cemal’den ankaralı unutamadığı aşkına gonca’sına
4 ağustos 2008 marmaris
Böyle Sevdim İşte
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle…
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok…
Seni Sevmek
SENİ SEVMEK
GÜLÜN SUYU SEVDİĞİ GİBİ
SENİ SEVMEK
SANKİ İBADET GİBİ
SENİ SEVMEK
AŞKI HİSSETMEK GİBİ
SENİ SEVMEK
AŞKA ÖMÜR BİÇMEK GİBİ
AMA SEVMEK YÜREK İSTER
SEVMEK SABIR İSTER
SEVMEK GÜVEN İSTER
SEVMEK ÖZEN İSTER
AMA SENİN TARAFINDAN SEVİLMEMEK
SANKİ ACI ÇEKEREK ÖLMEK
Ağlamak İçin…
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı
Dudaklar gülerken insan ağlayamz mı
Sevek için güzele mi bakmalı
Çirkin bir tende güzel bir ruh kalbi bağlıyamaz mı
Hasret özlenenden uzak mı kalmaktır
Özlenen yakındayken hizran duyulamaz mı
Hırsızlık para mal mı çalmaktır
Saadet çalmak hırsızlık olamaz mı
Ölmek için silah hançer mi olmalı
saçlar bağ gözler silah gülüş kurşun olamaz mı