‘kader’ Yazı Arşivi

PostHeaderIcon Kader

Karsima nerden ciktin
Hayatimi alt ust ettin
Her gidisin dönüsu vardir elbet
Yalniz gönul yolum tekyön
Ya gidersin ardina bakmadan
Ya kalirsin bendeki yürekte.

Kapiyi calmadan giren davetsiz
Simdi haber etmeden cikiyorsun
Unutma son sozu sen soylersin
SON noktayi ben koyarim bi yerine.

Yazar: Güler Yavuzey

PostHeaderIcon Hayat Sensin


Hayat Sensin Hayatın sonuna geldiysen eğer, gerçekleri söyleyerek moralini en dibe vurabilirim. Gerçekleri yalanlarla kandırmak istiyorsan eğer, hayatı güneş yerine mum ışığında görmeye devam etmeye hazırlan. Güneşi görmeyi unut artık en olmadık acıların yanında bile yerin yok bunu bil. Gözyaşları sana esir değil artık, sen onlara yalvar geri dönsünler diye. Olur da geri dönerlerse aynı yaşlar aynı hüzünler yüzünden mi akıyor diye sor onlara. Acıların gerçeklerden daha zor olmadığını sanırsın önceleri ama gözyaşların bunu reddeder. Sen bilmesende aynı acıyı yaşarsın sadece başka bir isimle anarak. Kadersizlik diye bir şey var olduğunu sanma. Kader acıları, sevinçleri, kayıpları ve yeniden doğuşları beraberinde getirir yaşama. Bunları doğru kullanabilmek senin ellerinde. Seçimleri ne kadar doğru ve yerinde yaparsan o kadar kaderin çizgisinden sapmazsın. Hayatın değerini iyi bil. Bil ki bir daha gerçeklerle yüzleşince yalanlarla avutma kendini. Hayatında ki bir şans bir daha karşına çıkacak diye sakın yanılma. Yanılgıya düşersen eğer, uçurumun en kenarında sadece kendinle başbaşa kaldığında avazının çıktığı kadar bağırsanda kimsenin seni duyamayacağını unutma. Sen yalnızsındır o anda ve sana senden başka yardım edebilecek yalanların yoktur artık. Uçurumun kenarında bütün her şeyi bırakıp aşağı atlamak yerine gökyüzüne bakıp yeni bir yaşamın varolabileceğine inanıyorsan hiç durma dön arkanı ve yeniden başla hayata. Sımsıkı tutun kendine. Asla yalanlara güvenme bir daha. Sevdiklerine aç kalbini, dostlarına inan. Yeni bir yaşam çiz kaderinde kendi ellerinle. Ve sev doyasıya sevgini ver herkese. Unutma hayat senin ellerinde ve unutma “hayat sensin”…

PostHeaderIcon Ben Alışkınım Kaybetmeye…!

Hayatın sana sunduğu herşeye alışmalısın. Bırakıp gidenlere ve geride bıraktıklarına da.

Çünkü kendimden biliyorum, eninde sonunda kazanan hayat oluyor ve bize düşen istesek de inat etsek de unutmak oluyor veya alışmak….

Sevmeyi öğrenmemek en iyisi, biliyor musun? Belki hayat tatsız tuzsuz bir yemeğe benziyor ama kalbin yanmıyor en azından. İlk defa bu acıya düştüğümde yüreği elinde bir delikanlıydım. Aşkın kendisi zaten tüm damarlarımızdaki kanı çeken bir dertken ben daha kötüsünü yaptım, canımdan çok sevdim. Bir kat arttı çektiğim acı. O zamanlar bir daha cesaret edeceğime inanmazdım asla, ama bir defa öğrenmeye gör. Zihnini bulandıran esrar gibidir. Bir kere de tiryaki olursun ve bile bile dalarsın acının içine yeniden.

Bir kere öğrendin mi aşık olmayı, hiç yapamazsan yoldan geçenlere aşık olursun. Ve bir defa alıştın mı aşk acısına yoldan geçen hepsinin arkasına bile dönüp bakmazsın, acısı içinde kalır yine de. Ve kalbin alışmıştır aşık olmaya, kaybetmeye. Giderek daha delice aşklar bulur seni, zamanla anlarsın ki aşık olunan çok da önemli değildir. Bizzat aşkın kendisidir aşık olduğun.

Duymadığın, görmediğin, dokunmadığın ve koklamadığın -belki de bunları ummadığın bile- birine aşık olmak nasıl bir şeydir. Aşk değişir. İşte sen tam da o günlerde buldun beni. Ve onun için çok sevdim seni. Onun için aşık oldum. onaltılı yaşlarımın sonuna gelmişim ve aşk deyince acıdan başka bir duygu yaşamamışım. Aklımda aşktan kalma bir kucak dolusu kaçış, terkedilmişlik ve aldatılmışlık var. Yine de bile bile düşüyorsam, bu aşk değil. En azından adı aşk gerisi ruhu değil.

Sen geldiğinde de biliyordum. Ya senden kaçacaktım ya sen de gidecektin. Sahi bu defa hangisi oldu? Onu bilemedim. Aslında tüm bu yaşadıklarımız benim “kader” diye anlattığım bir hayat sahnesi. Bizden habersiz kuruluyor sahne, oyun oynanıyor ve biz de oyunun baş aktörleriyiz belki, sonra perde kapanıyor. Böyle bir şey. Seni bulmak ne kadar güzelse, seni kaybetmek de o kadar güzel. Hayır yanlış yazmadım. Çünkü içinde sen varsın. İçinde sen varken bir şey nasıl kötü olabilir?

Belki bir gün okuma fırsatın olur, ama sana yazıldığını bilmeden. Buraya bir işaret koymalıyım diye düşündüm, bir kelime. O kelimeyi okuduğunda kalbin burkulsun ve anla ki bunu yazan benim, hikayesi bizim hikayemiz.

Ben alışkınım kaybetmeye…

Ara