‘güzel’ Yazı Arşivi
Serserimdin, Güzelindim
onunla lise 1de aynı sınıftaydık ilk baslarda öyle konusurduk sıradan bi arkadas gibi oysaki ben ondan oda benden hoslanıyordu biliyordum ama ikimizde duygularımızı söylemekten çekiniyorduk daha dogrusu ben bi erkek olarak ilk adımı ondan bekliyordum.bir gün sınıfa eski bi sınıf arkadasımız geldi hoslandıgım cocukla bayagı bi samimi olmuslardı tabi ben kıskanclıktan kendimi yiyordum birbirlerinin msn adreslerini felan aldılar 2 gün sonra kıza teklif ettigini duydum ama hiç kıskanmadım çünkü bu ilişkinin kısa sürecegini we beni kıskandırmak için yaptıgının farkındaydım we dedigim gibi oldu 2 3 hafta sonra ayrıldılar…2.dönemin sonlarında bekledigim teklifi aldım benden hoslandıgını söyledi bense mutluluktan ucuyordum ama hoslandıgımı söylemedim biraz naz yapmak istedim ama olmadı ertesi gün bende hoslandıgımı söyledim we cıkmaya basladık 2 ay sonra beni aldattıgın ögrendim we ayrıldım gerci benimde hatam yoq degildi yan sınıfta bi cocuk wardı beni sewiyordu bunu cıktıgım cocukta biliyordu onla konusmamı istemiyordu bense gizli gizli o cocukla msjlasıyordum erkek arkadasım yakaladı we kızılca kıyamet koptu birbirimize girdik ama 1 saat sürmedi barıstık geri biz böleydik en fazla 2 3 gün küs durabilirdik bizim birbirimiz olmadan yapamıcamızı bizden baska herkses biliyordu bizde biliyorduk ama bile bile üzüyorduk birbirimizi neyse beni aldattını duyunca ayrıldım ondan ama onsuz olmuyordu yapamıyordum 3 gün sonra barıstık salaklıgıma doymayım söz werdi hata yapmıcana dair we ilişkimizin 2. we son sansını oynuyorduk hersey süper gidiyorduki bizi sınıfta kıskanan coktu müdüre şikayet etmişler müdür annemi aramıs annem okula geldi bizi ayırmak için hatta beni okuldan alacaktı bi kac hocamız annemle konusup ikna ettiler annem cıktıgım cocukla konustu sırf benden umudu kessin diye ona sözlü oldugumu we yaza nişan yapacamızı söylemiş sonra annem beni cagırdı sözlü oldugunu neden söylemedin buna dedi oldugum yerde dona kaldım sewgilimle göz göze geldik o aglıyordu ben aglıyordum müdür bizi odasına aldı nolacak sizin bu haliniz dedi ikimizdende ses cıkmıyordu bi an müdür dısarı cıktı sewgilimle göz göze geldik neden söylemedin sözlü oldugunu dedi birsey diyemedim müdür girdi iceri siz cıkın dedi annemi cagırdı biz dısarı cıkınca sewgilim sınıfa fırladı ben asagıdayım yanınada gidemedim annemin gözü üzerimdeydi 10 dk sonra bi hıckırık sesi geldi kostum sewgilim okulun hademesinin sırtında iniyordu önce saka sandım meger sınıfı birbirine katmıs kapılara duwarlara yumruklar indirmis beni ondan ayırmayın diye sonra lawobaya götürmüşler orda yere düşmüş fenalaşmış hademe sırtına almıs asagı indiriodu görür görmez kostum sırtından indi we tekrar düştü yere kaldırmak istedim dokunma bana dedi o arada müdürün beni cagırdıgını duydum arkadaslarım yanımdaydı onla ilgilenmelerini söyledim kendine bsy yapmasından korkuyordum neyse annem o gün götürdü beni derslere girmedim sewgilim ders te okul ceketimi alıp ona bakarak aglamıs benim yerime oturmus onu benden almayın diye bagırmıs bunları ben ertesi gün arkadaslardan duydum…neyse biz kimsei takmadan dewam ettik yolumuza hersey yolunda giderken ummadıgım bi an da beni terk etti 1 hafta ayrı kaldık bu ikimiz içinde coq uzun bi süreydi hiç beklemedigim bi an msj geldi beni geri kabul edermisin diye bende sebebini ögrenmeden kabul etmedim o söylememek için ısrar ediyordu en sonunda kanser oldugunu kendisini unutmam için gittigini ama dayanamadıgını söyledi dünyam basıma yıkıldı neye ugradıgımı sasırdım bi insanın sewdigini göz göre göre kaybedecek olması coq acı bisey gururumu bi kenara atıp ilişkimize dewam etmeye kararlıydım ama o an o haberi almaktansa ölmeyi tercih ederdim neyse ilişkimiz süper gidiyoruki tekrar aldatıldıgımı duydum we ayrıldık 1 ay görüşmedik o 1 ay onsuz nasıl gecti bir ben bir allah bilir 1 yıl süren ilişki her zorlugu atlatan biz bi hiç ugruna bitmistik hazmedilecek sey degildi ama onu asla affetmemeye kararlıydım.1 gün görüşmek istedi kabul ettim sırf ona olan nefretimi kusmak için bagırıp cagırıp kendimi rahatlatmak için yüzüne tükürmek için gittim we o an 1 ay sonra onu karsımda görünce affetmekten kortum ama neyseki korktugum gibi olmadı biraz dolastık sonra bi parka oturduk konusuyorduk ben sinirden agladım yanıma yaklasıp sarılmak istedi ayagı kalktım yanından uzaklastım arkamdan geldi ellerimi tuttu ben cekmek istedikce o sıkıyordu ellerimi yüzüne bakmıyordum lütfen gözüme bak dedi göz göze geldik hersey için özür dilerim beni geri kabul edermisin dedi aslaa dedim lütfen dedi hayır dedim hayatımda tek sen wardın üstüne basa basa sadece wardın ama artık yoksun sana we ellerinle yittigin mutluluga yazık dedim tamam bundan sonra yokum hayatında dedi yerden cam parcası alıp kolunu kesti aglamaya basladı ben sensiz yapamam dedi ne yapsam sakinlestiremiyordum son kez sarılabilirmiyim dedi bende en az onun kadar istiyordum ama duygularıma yenilmekten korkuyordum biraz konusup sakinlestirdim hala ben sensiz yapamam diyip duruyordu bunu söylerken gözleri doluyordu 1 ay nasıl yaptıysan simdide öyle yaparsın dedim orda daha fazla durmak istemiyordum cünkü affetmekten korkuyordum yanagına öpücük kondurup kendine iyi bak diyip oradan ayrıldım ewe kendimi nasıl attım bilemiyorum 1 yıl süren ilişkim sona ermişti zorlukları birbirimiz için atlatmıstık emekler birbirimiz içindi ama bitti… onsuz yapamıcamı bile bile bitti(bana akıl werin lütfen arkadaslar belki size sıkıcı we uzun gelmis olabilir ama çaresizim yardım edin bana)
Senin İçin Ben Senden Vazgeçtim…
Kız daha çok gençti. Henüz 16 yaşındaydı ve hayatında sadece bir kez aşık olup, büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı. Almanya’da doğup, büyümüştü. 16 yaşındayken ailesi temelli Türkiye’ye gelmeye karar verdi. Kız, babası ve abisiyle birlikte erken geldi Türkiye’ye. Annesi, ablası ve kardeşi hala Almanya’daydı.
Babası hergün kahvedeydi Türkiye’de kalırken. Abisi de yeni edindiği arkadaşlarıyla gezip tozuyordu. Kız evde hep yalnız kalıyordu. Kız çok güzeldi, beyaz tenli, feminin bir fiziye sahipti. Birde boyu çok uzundu. Mahalleye yeni geldiğinde herkesin dikkatini çekmişti. Kızın evinde balkon vardı. Büyük bir balkon. Hep orda oturup, kitap okumayı, şarkı söylemeyi, şiirler yazmayı çok severdi. Bu kızın balkonun karşısındaki ev 5 katlıydı, ama sadece 3 balkonluydu. İlki bodrum kat, ikinci alt kat, sonrakilerde geri katlardı. Bu evin sahibi en üst katta oturuyordu. Ve bu teyzenin bir yiğeni vardı. Annesi babası köyde olan, halasında kalan bir yiğen. Adı kadar, kendi de güzeldi. Herkes onu takdir ederdi, ona saygı duyar onu kızlarına isterdi. Ama o çoçuk sadece hergün sabah 6 buçuk da kalkıp, edepli edepli akşam 8′e kadar işe gidip gelirdi. Cumartesi, pazar hariç hergün çalışırken bile, eve geldiğinde hep güleryüz gösterirdi herkese. Kumral, uzun boylu, kahve gözlü, çok efendi bir kimseydi.
Kız bu çoçukla karşılaşıyordu bazen, ama hiç o gözle bakmıyordu. Çünkü o kız aşk düşünmüyordu. Hayal kırkıklığına uğradığı için bir kere, aşka tövbe etmişti.
Zaman zaman, bu kız bu çoçuğun huyunu suyunu alışkanlıklarını görüp tanımaya başladı. Ama sadece balkondan. Tamam, bazen onun evinin önünde oturup, komşularla sohbet ederken çoçuk işten geliyordu ve göz göze geliyordular. Ama her zaman bir tuhaf bakıştı. İfadesiz aslında, ama aynı zamanda da o kadar anlamlı. Çocuk kendi işlerini kendi görürdü, çamaşırlarını balkona asardı, yıkardı, antremana giderdi, çocuklarla ilgilenirdi, alışveriş yapardı. O kadar saygılı, ve temiz kalpliydi ki herkes onu konuşurdu. Bu kız yavaş yavaş bu çocuğa ilgi beslemeye başladı. Engel olmaya çalıştı, olmadı.
İçinden sanki bir ses : Niye engel oluyorsun ki? Kırılacağından bu kadar emin misin?
Kız artık yollarını gözlüyordu, ama çocuğa ilgisini belli etmek için çok utanıyordu. Yapamıyordu. Ama artık bir ay sonra kendine itiraf edemezken aşık olmuştu.
Yollarını gözlüyordu bütün gün, işten gelmesini bekliyordu. Cumartesi ve pazarları çoçuk hiç gezmezdi, evde oturur, balkonda oturur, keyif yapardı.
Kızın bu çok hoşuna giderdi, dışarı hiç çıkmaması, kız gibi. Kız ona artık daha fazla bakmaya başladı.
Birgün bu çocuk bunun bakışlarını yakaladı ve geri baktı. Bu çocuk için de normal değildi, kimseye bakmıyordu çünkü. Ama o kız ilgisini çekmişti. Çünkü hergün evdeydi, hiç gezmezdi, o kadar çok kitap okuyup usanmazdı, çok güzeldi, ve herkes onu çok severdi ve hergün yeni bir komşu evine davet ederdi ama o sadece çok nadir kişilere giderdi. En çok sevdiği teyzede onun 2. katında oturan teyzeydi. Bazen merdivenlerde karşılaşıyordular. Bu çoçuk güzel kız deyip içinden geçiriyordu. Onun ona ilgisi olacağını ASLA düşünmezdi. Çünkü o Almanya’lıydı. Farklı yerde büyümüş, farklı şeyler görmüştü. Babası çok sinirli ve asi biriydi. Abisi dürüst ve saygılıydı.
Okul okumuş, çok dile sahip bir kızdı. İstediği her şeyi elde edebilen bir tipdendi. Onun için yanaşmaya çalışmıyordu bile. Ama bu aralar bakışlarını farketmeye başladı. Hep kendine sordu, niye bakıyor bana, aman bana bakmıyordur o, balkonumuza bakıyodur diye, hiçbir zaman emin olamadı. Onun için o imkansızdı. Ama aslında denememişti hiçbir şey. Bir ara sonra kendini geri bakarken buldu. Çok değil, ama etkili, bakmadan duramıyordu. Gülmesi, konuşması onun hoşuna gidiyordu, ama belli etme ihtimali yoktu ki. Çünkü oturdukları mahalle dedikoducu, erkekle kızlar bir arada oturulmayan, erkek ve kızlar konuşulmayan bir mahalleydi.
Bu kız o 2 kattaki teyzeye o kadar güvenmeye başlamıştı ki, ona herşei ihtiraf etti. Teyze çok sevindi, iyi bir tercih yapmışsın dedi. Ben sizin için uğraşacağım dedi. Kız çok sevindi, çünkü kendi başına hiçbir şey başaramazdı. Birgün o çocuk ve bir iş arkadaşı, o da o mahallede oturuyordu, bu teyzenin kapısının ve kendi kapılarının önünde aynı zamanda oturuyorlardı. Denizden gelmişlerdi, istakoz gibi yanmışlardı. Birden o kız çıktı kapısından bunların tarafına doğru geldi, o çocukta ona baktı ve yeniden çok beğenmeye başladı. Siyahlar içinde, siyah badi, siyah etek, ve siyah pembe bir başörtüsü vardı. Başörtüsünü kapatması, her erkek geldiği an, bu çok hoşuna gidiyordu. Kız yanından geçti, ama orda durması lazımdı teyze kapıyı açıncaya kadar. Çocuk bakamıyordu, iş arkadaşı vardı çünkü yanında, bir de mahalle ve balkonlar kaynıyordu insandan. Teyze onu camdan gördü ve dedi ki: Ah, geldin mi. Bayağı bir uzun sürdü güzelim. Namaz kıldın mı? Kız dedi ki: Evet kıldım. Kusura bakma, biraz ortalığı toparlayım dedim, babam her an gelebilir, canım. Çocuğun çok hoşuna gitmişti o tatlı konuşması. Otomatiğe basıldı, kız içeri girdi, kapıyı tam kapatıyordu, çocuğun aklına içeri gireceği geldi dedi ki kıza, biraz fazla kaba kaçtı heyecandan: Kapı açık kalsın. Kız da şaşkın: Nasıl? Haa…Tamam. Kapıyı açık bırakıp girdi içeri.
Teyze onu ve iş arkadaşını evlendireceğini söyledi, o da bul da 4 ay içinde nişanla beni dedi. Çünkü 4 ay sonra ASKER oluyordu.
devamı gelecek…
Ağlama Güzel Gözlüm
Sen ağlama yine
güzel gözlüm
kıyamam sana
yine yüzüne güneş vursun hep
asla gölge düşmesin sacının birteline
bütün bunlar sıradan şeyler
sende özel sende güzel
yoksa neye yanar bu yürek kor kor..
her ne kadar bir yanım çocuk kalmışsa
seni düşünüp ağlayaçak kadar
diğer bir yanımda bir o kadar büğüdü
acılarla yoğrula yoğrula
senin uğruna olsa bile
koruyabilmekte beni…
yoksa ben nasıl var olurum
sende biliyorsunki
sabah güneş herkes için doğar ve yine herkes için batar
ama ona ançak bilenler başka bakar…
doğarkende batarkende
ve herkes için birde üztündeki şebnem için konmuştur çiy
ama ona sadece aşık olanlar bakarken ağlar
Hayata Hep Güzel Bakmak
Hastanenin bir koğuşunda üç kötürüm bulunuyordu. Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin önüne, ikincisi ortaya, üçüncüsü ise kapı kenarına yatırılmıştı. Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu için neşeli konuşmalarıyla ötekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya çalışıyordu. Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta öldü. Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin önüne, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, boşalan yere yeni bir hasta getirdiler. Pencere önüne alınan iyimser adam, dışarıda gördüklerini arkadaşlarına anlatmaya başladı.
Yol kenarındaki parkı, dev çınar ağaçlarını, cıvıldaşan kuşları, işlerine koşan insanları, neşeli çocukları ve karşı dağlardaki çiçek dolu tarlaları uzun uzun anlatarak, çaresiz durumdaki arkadaşlarını rahatlatıyordu. Adam, kısa bir süre sonra, gelip geçenlere isimler takmaya başladı. Öteki hastalar, artık sabah işe gidenlerin, seyyar satıcıların ve akşam vakti yorun argın eve dönenlerin öykülerini dinleye dinleye, onları gözleri önünde canlandırabiliyorlardı.
Kısa süre sonra hastanenin ruha ağırlık veren havası dağılmış ve bi r türlü geçmek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı öyküler doldurmuştu. Bir gün, ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi. Eğer pencerenin önündeki hastaya birşey olursa oraya kendisi geçecek ve onun öykülerini dinlemektense, dışarıdaki renkli ve canlı yaşa m ı kendi gözleriyle görecekti. Bu düşünce, günlerce kafasında yer etti. Yattığı yerden hep bunu düşünüyor ve çareler araştırıyordu. Sonunda onu da buldu. Pencerenin önündeki hastaya bazen kalp krizleri geliyordu. Adam bu durumda komodinin üzerindeki ilacın a güçlükle uzanıyor ve odada hastabakıcı olmadığından ilacı kendisi alıyordu.
Bir gece, pencere önündeki hastaya yine bir kriz geldiğinde,
ortadaki hasta büyük bir gayretle doğrularak, onun ilacını
deviriverdi. Şişe yere düşmüş ve paramparça olmuştu. Ertesi sabah, pencerenin önündeki hastayı ölü buldular. Ve onu kaldırdıktan sonra, ortada yatan hastayı cam kenarına geçirdiler. Adam, göreceği manzaranın heyecanıyla dışarıya baktığında, beyninden vurulmuşa döndü. Pencerenin birkaç metre ötesinde, simsiyah bir duvardan başka hiçbir şey yoktu.
Aşk Güzel Taşımak Zor
ben şiir veya güzel sözler yazmıycam sadece bir iklemde kaldım onu paylaşıcam bi sevgilim var çok seviyorum oda beni ama biraz farklı bir aşk bizimki yani o hiç benim aileme ve bana uygun biri değil kötü alışkanlıkları olan ve düzelmesi çok zor biri çok ayrıldım ama yapamadık kısaca ilerde evlenmeyi düşünüyoruz ve ailem karşı çıkıcak benimde onların karşısında durabilmem gerekicek ama o cesareti kendimde göremiyorum çünkü ilerde yüzümü kara çıkartır diye kokuyorum her gece düşünüp üzülmekten yoruldum buraya yazıyorum çünkü kendimi rahatlamış hissediyorum neyse çok sıkıcı bi yazı olduğunun farkındayım dediğim gibi saçma bi rahatlık hissediyorum kendimde bu yazı belkide alışılmış bi yazı yani çok uzattım ilgilenen olursa tşk ederim ilgilenilmesi için yazmıyorum farketmez AŞK GÜZELDE TAŞIMAK ZORMUŞ!!!!!