‘Dost’ Yazı Arşivi

PostHeaderIcon Dost

Dost axtarırdım, sənə rast gəldim,
Saf, təmiz ürəyimi sənə söylədim.
Dostluğa inanırsansa, cavab verginən,
Mənim dostluğumu qəbul etginən,
Həsr eyləyirəm bunları sənə,
Inana bilərsən bu sözlərimə.

Müəllif: Rasim İsgəndərov

PostHeaderIcon Küçük Saf Kız

Acının ne olduğunu bilir misin?
Günün bilmediğin saatlerinde
Midene kramplar girip doğruca lavaboya gidip
Dakikalarca kusmak nedir bilir misin?
Boş mideden ne çıkacağını düşünmek ister misin?
Hiçbir şey…
Sadece acı, hüzün ve biraz da olsa kırılganlık
Günlerce günde tek öğün yiyerek yaşamayı bilir misin?
Yemenin bile anlamsız olduğu günleri, anları,
Artık öyle ki yemeğin bile zevkinin kaçtığını
Belli belirsiz aklına yaşananlar gelip
Gözyaşlarına boğulmak nedir sence?
Gözyaşlarını tutamayıp hıçkırıklara esir olmak ya da…
Olmayacak şeylerin bir gün gelip de olduğunu
Ve ihanete uğramış gibi bir hisse kapıldığını hissettin mi hiç?
Kalbinin parçalanarak tutulamayacak zerreler olduğunu ya da…
Gözlerinin gözyaşlarından artık kırmızı olarak kaldığını hayal ettin mi?
Ya günlerce uykusuz kalmak nasıldır sence?
Günün sadece 3-4 saati uyku uyuyabildiğin
Yorulduğunu hissettiğinde müzik eşliğinde uyumaya çalıştığın
Ama asla yapamadığın oldu mu…
Aynı müziği defalarca dinleyip ağladığın peki?
Şarkının sözleri sanki senin için yazılmış olduğunu anladığın vakit ya da…
Hayalleri bırakıp gerçeğe döndüğün ama asla istemediğin biçimde olduğu zaman
Ne hissederdin?
Yapman gereken şeyleri yapamadığını,
Devamlı aklın karışık biçimde yaşananlara takıldığını
Bir türlü de bunları düşünmekten vazgeçemediğini bir düşün istersen?
Dostlarına yaşadığın duyguları aktaramadığını,
Gecelerce ağladığını, uyku uyuyamadığını, yemek yiyemediğini
Morallerin en dibinde gezindiğini söyleyememeyi düşünebilir misin?
Bunların hepsini ben yaşıyorum şimdi,
Söylemek gerekirse acı çekerek büyüyorsun hayatta,
Oysa ben küçük saf kız olarak kalmayı ne çok isterdim…

PostHeaderIcon Hayat Sensin


Hayat Sensin Hayatın sonuna geldiysen eğer, gerçekleri söyleyerek moralini en dibe vurabilirim. Gerçekleri yalanlarla kandırmak istiyorsan eğer, hayatı güneş yerine mum ışığında görmeye devam etmeye hazırlan. Güneşi görmeyi unut artık en olmadık acıların yanında bile yerin yok bunu bil. Gözyaşları sana esir değil artık, sen onlara yalvar geri dönsünler diye. Olur da geri dönerlerse aynı yaşlar aynı hüzünler yüzünden mi akıyor diye sor onlara. Acıların gerçeklerden daha zor olmadığını sanırsın önceleri ama gözyaşların bunu reddeder. Sen bilmesende aynı acıyı yaşarsın sadece başka bir isimle anarak. Kadersizlik diye bir şey var olduğunu sanma. Kader acıları, sevinçleri, kayıpları ve yeniden doğuşları beraberinde getirir yaşama. Bunları doğru kullanabilmek senin ellerinde. Seçimleri ne kadar doğru ve yerinde yaparsan o kadar kaderin çizgisinden sapmazsın. Hayatın değerini iyi bil. Bil ki bir daha gerçeklerle yüzleşince yalanlarla avutma kendini. Hayatında ki bir şans bir daha karşına çıkacak diye sakın yanılma. Yanılgıya düşersen eğer, uçurumun en kenarında sadece kendinle başbaşa kaldığında avazının çıktığı kadar bağırsanda kimsenin seni duyamayacağını unutma. Sen yalnızsındır o anda ve sana senden başka yardım edebilecek yalanların yoktur artık. Uçurumun kenarında bütün her şeyi bırakıp aşağı atlamak yerine gökyüzüne bakıp yeni bir yaşamın varolabileceğine inanıyorsan hiç durma dön arkanı ve yeniden başla hayata. Sımsıkı tutun kendine. Asla yalanlara güvenme bir daha. Sevdiklerine aç kalbini, dostlarına inan. Yeni bir yaşam çiz kaderinde kendi ellerinle. Ve sev doyasıya sevgini ver herkese. Unutma hayat senin ellerinde ve unutma “hayat sensin”…

PostHeaderIcon Bir Dosta Aşk

Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun., bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.

İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim.

Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.

Sonunda o gün gelip çatmıştı. Bütün duygularımı bütün hislerimi açıklamıştım ben sana. Sense bana sadece şaşkın bir ifadeyle bunların yalan ve şakadan ibaret olması için yalvarmıştın.

Bende sana bunların ne şaka ne de yalan olduğunu üstüne basa basa vurgulamıştım. İçim rahatlamıştı. Çünkü bir insana ” seni seviyorum ” demek kolay bir iş değildi. Yürek isterdi. Ben bu işi becerememiştim ama sonucuna da katlanmak elimde değildi. Çünkü asıl olan benim için bugündü ve ben bugün sana söylemem gereken şeyleri yarına bırakmamıştım. Yarın böyle bir fırsatın elime geçeceğini düşünerek bütün her şeyi açıklamıştım.

Dünya fani her an her şey olabilir bizim dünyamızda… Şimdi içim çok rahat ama bir o kadar da huzursuzum. Çünkü bunları sana anlatınca suçlu ben oldum. Şimdi o eski günleri arıyorum, hiç sebepsiz, ani ayrılışın şokunu üzerimden atamamamın sonucundandır. Ve zaman eskiden öyle güzel öyle tatlı geçerken şimdilerde, bin bir azap bin bir acıyla geçiyor.

O günün üstünden çok zaman geçti. Şimdi ben senden benim olmanı değil bana biraz hak vermeni istiyorum. Bana duyduğun nefreti duygularımın üstünden çekmen için yalvarıyorum. Bana ne kadar kızsan ne kadar nefret etsen de ben seni yine de seviyorum. Duydun değil mi? Seni seviyorum.

Ara